bedri koraman ünlü çizgi romanı
Akşam Gazetesi’nde ressamlık yaptı. Bedri Koraman, Firuz Aşkın ve Sururi Gümen ile aynı masayı paylaştı. Resimli roman(lar) hazırladı. 1966’da, ‘Aşka İnanmıyorum’ adlı çizgi romanı kitaplaştı. Kapağında Ayhan Işık’ın fotoğrafı bulunuyordu. İlk başrol teklifini Vedat Örfi Bengü’den aldı.
Ünlü karikatürist Bedri Koraman hakkında üzücü haber geldi. GİRİŞ 30.05.2015 19:53 GÜNCELLEME 30.05.2015 22:11
Bedri Rahmi Eyuboğlu (1911, Görele - 21 Eylül 1975, İstanbul), dünyaca ünlü Türk ressam ve şairdir. Güzel Sanatlar Akademisi'nde başlayıp Paris'te sürdürdüğü resim öğreniminin ardından yurda dönmüş ve yaşamı boyunca Güzel Sanatlar Akademisi'nde ders vermiştir Yazma, gravür, seramik, heykel, vitray, mozaik, hat
Bedri Koraman’ın Cici Can çizgi romanı ve sonrasında bu kahramanın Göksel Arsoy‘un başrolünü oynadığı filmde fantastik bir yeşilcam kahramanına dönüşmesinin hikayesi: Cici Can, Bedri Koraman’ın Milliyet gazetesi için çizdiği ve bant halinde yayınlanan bir çizgi roman dizisidir.
Geçtiğimizyıl Bodrum’da hayatını kaybeden ünlü karikatürist Bedri Koraman'ın mezarının sinema ve tiyatro oyuncusu Meral Küçükerol'un açtığı babalık davasınd
Idée Cadeau Anniversaire Rencontre Pour Femme. Vikipedi, özgür ansiklopedi Bedri Koraman Doğum 1928Bafra, Samsun, TürkiyeÖlüm 30 Mayıs 2015 87 yaşındaBodrum, Muğla, TürkiyeÖlüm sebebi Akciğer kanseriDefin yeri Bodrum Torba MezarlığıMeslek Karikatürist, çizer Bedri Koraman 1928, Bafra- 30 Mayıs 2015, Türk karikatürist, çizgi romancı. Türk karikatürünün 1950 kuşağı çizerlerindendir. Uzun yıllar Milliyet gazetesinde "muhabir-karikatürist" konumunda çalışarak siyasi karikatürler çizdi. Çizgi-roman çizerliği, film afişi ressamlığı da yapmıştır. Yaşamı[değiştir kaynağı değiştir] 1928 yılında Bafra'da doğdu. 1945'te İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nin resim bölümüne başladı. Cemal Tollu atölyesinde eğitim gördü.[1] Öğrenciliği sırasında çeşitli gazete ve dergilerde ressamlık yaptı. Çocuk dergileri için kısa serili çizgi romanlar çizerek çizerliğini ilerletti. Hikâye, roman tefrikası resimlemeleri, kapak resimleri yaptı. Büyük okurlara yönelik çizgi roman dergisi Binbir Roman'da uzun soluklu çizgi romanlar yayımladı. Bunlar çeşitli İtalyan çizgi romanlarının kopyalarıydı. İlk özgün çizgi romanları Çocuk Haftası için çizdiği karikatür desenli, kısa öykülü çalışmalar oldu.[2] Yoğun bir şekilde basın sektöründe çalışmaya başlayınca Akademi'deki eğitimini yarıda bıraktı. 1951'de "Deve" adlı erotik mizah dergisini çıkardı. Vatan gazetesi için Cem Kurt adlı polisiye çizgi romanı hazırladı. Bir yandan film afişi ressamlığı işine de girdi ve birçok film afişi yaptı, ayrıca çeşitli yayınevlerinin kitap kapaklarını hazırladı. Milliyet gazetesinde çalışmaya 1954 yılında başladı. Bu gazetede en ünlü çizgi romanı olan ve yazarlığını da üstlendiği "Cici Can"ın maceralarını yayımladı. 1956'da Kumru başlıklı çizgi romanı Komet dergisi için, ardından "Tekir Hafiye"'yi Milliyet gazetesi için çizdi. Cici Can'ın sinemaya uyarlanmasından sonra üç arkadaşıyla bir ajans kurarak canlandırma filmleri yaptı. 27 Mayıs Darbesi'nden sonra Yassıada Yargılamalarını izleyip karikatüre döktü.[1] 1970'li yıllarda Milliyet'in baş sayfasında güncel konular üzerine resim yanı ağır basan renkli karikatürler çizdi. Muhabir gibi olayları takip edip bantlar halinde hazırladığı çalışmaları manşetin hemen altında basıldı. Siyasi karikatürlerinin bir kısmını "Siyaset Arenası" adlı kitapta topladı. 18 Kasım 1978'de uğradığı bir silahlı saldırıdan yara almadan kurtuldu. 1982'de Güneş gazetesine geçti ancak 1985'te yeniden Milliyet'e döndü.[1] Ulusal ve uluslararası sergi ve yarışmalara katıldı. İtalya Marostica, Yugoslavya Üsküp'te ve Saraybosna'da özel ödüller kazandı. 1986'da merkezi Brezilya’da bulunan Internacional dos Jornalistas adlı basın kuruluşuna onur üyesi seçildi. 1999-2001 arasında Karikatürcüler Derneği başkanlığını yürüttü.[3] Son sergisini 2012 yılında Bodrum'da açtı.[4] 30 Mayıs 2015'te akciğer kanserinden ötürü Muğla'nın Bodrum ilçesindeki evinde öldü. 2019 yılında kızının oyuncu Meral Küçükerol olduğu mahkeme kararıyla kanıtlanmıştır.[5] Kaynakça[değiştir kaynağı değiştir] ^ a b c "Bedri Koraman hayatını kaybetti". Milliyet gazetesi 30 Mayıs 2015. 12 Eylül 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi 12 Eylül 2017. ^ "Duayen Çizer Bedri Koraman'ın Erken Dönem Eseri Cici Can". sitesi, 19 Kasım 2011. 12 Eylül 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi 12 Eylül 2017. ^ "Geçmiş Dönem Yönetim Kurulları". Karikatürcüler Derneği web sitesi. 12 Eylül 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi 12 Eylül 2017. ^ "Bodrum'da Bedri Koraman sergisi". Sabah gazetesi 5 Temmuz 2012. 12 Eylül 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi 12 Eylül 2017. ^ "Meral Küçükerol mahkemeyi kazandı". NTV. 11 Temmuz 2021. 5 Mart 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi 5 Mart 2019.
ÜNLÜ karikatürist Bedri Koraman Bodrum Torba'daki evinde bugün saat sıralarında hayatını kaybetti. 87 yaşında gözlerini yuman Koraman'ın birsüredir sağlık sorunları Bedri Koraman, eşi Nil Koraman ile yaşadığı Torba Mahallesi'ndeki evinde 13 Mayıs sabahi ayağının takılması sonucu dengesini kaybedip yere düşmüş, başını zemine çarpan Koraman, ambulansla Özel Bodrum Hastanesi'ne beyninde ödem oluştuğu tespit edilen Koraman, tedaviye Koraman kimdir?1945'te öğrenim için geldiği İstanbul'da bir süre İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nde Cemal Tollu atölyesinde eğitim başlayarak illüstrasyon ressamı ve karikatürcü olarak Babıali'ye girdi. Karikatür çizmeye 1947'de Çocuk Âlemi dergisinde başladı. 41 Buçuk, Tef, Taş, Karikatür gibi mizah dergilerinde çizdi. 1951'de Deve, daha sonra Gölge adlı mizah dergilerini çıkardı. 1954'te Milliyet gazetesinde çalışmaya başladı. Özellikle 1960'lı yıllarda aynı gazetede yayımlanan ve Cicican adıyla sinemaya da aktarılan "Cici Can" adlı çizgi romanı geniş ilgi topladı. Ayrıca Cemkurt ve Tekir Hafiye adlı resimli romanları çizdi. Kurucuları arasında yer aldığı Kare Ajans'ta canlandırma filmleri yaptı. 1970'lerde Abdi İpekçi'nin isteğiyle, Milliyet'in birinci sayfasında, gazetenin o günkü en önemli haberini tamamlayan ve resim yanı ağır basan renkli karikatürler çizmeye başladı; bu çalışmaları büyük ilgi gördü. 18 Kasım 1978'de uğradığı bir silahlı saldırıdan yara almadan Güneş gazetesine geçtiyse de 1985'te Milliyet'e döndü. Günlük karikatürleri dışında gazetenin hafta sonu ekleri için özel karikatür-öykü sayfaları hazırladı. Yıllarca çalıştığı Milliyet gazetesinden ayrıldıktan sonra, Sabah gazetesinin Pazar ekinde, "Çizgi Dünyası" başlığı altında tam sayfa karikatürler Yargılamalarını izleyip karikatüre dökerek muhabir-karikatürcü tipinin ilk örneklerinden biri oldu. 1970'lerde parti kurultaylarını, seçim gezilerini izleyip gazetede bantlar halinde yayımlayarak bu çalışmalarını sürdürdü. Siyasi karikatürlerinin bir kısmını içeren Siyaset Arenası adlı bir kitabı olan Bedri Koraman, İtalya Marostica, Yugoslavya Üsküp’te ve Saraybosna’da özel ödüller kazandı. Türkiye Spor Yazarları Derneği’nin Spor karikatürleri Yarışması’nda birincilik ve ikincilik ödülleri aldı, ayrıca ortak sergi ve albümlere katıldı. 1986'da merkezi Brezilya'da bulunan Internacional dos Jornalistas adlı basın kuruluşuna onur üyesi seçildi. Karikatürcüler Derneği Genel Başkanlığı yaptı.
Ünlü karikatürist Bedri Koraman 87, Bodrum'da, dün sıralarında evinde hayatını kaybetti. Koraman'ın solunum yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirdiği bildirildi. Koraman, 2 hafta önce evinde düşerek başını çarpmış ve hastaneye kaldırılmıştı. 1945'te illüstrasyon ressamı ve karikatürcü olarak Babıali'ye giren Koraman, Milliyet gazetesinin birinci sayfasında çizdiği renkli karikatürlerle büyük ilgi gördü. 1960'lı yıllarda aynı gazetede yayımlanan "Cici Can" adlı çizgi romanı geniş ilgi topladı. Ayrıca Cemkurt ve Tekir Hafiye adlı resimli romanları çizdi. Koraman bir dönem Sabah gazetesinin Pazar ekinde, "Çizgi Dünyası" başlığı altında tam sayfa karikatürler çizdi. Bedri Koraman, ulusal ve uluslar arası bir çok ödüle sahipti.
CİCİ CAN NASIL DOĞDU ? [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Çizgi ustası Bedri Koraman 1929 Bafra karikatür çizerliğiyle ünlü bir karikatürist olarak tanınır. Oysa onun tanınıp başarılı olduğu diğer çizerlik alanı çizgi romancılığıdır. Koraman bu sonradan unutulan özelliğini 1965 yılına kadar sürdürdü. Sonraki yıllarda devam ettirmeyişinden üzüntü duydu. Bedri Koraman’ın çizgi romanlarla tanışması çocukluk yıllarında okuduğu 1001 Roman, Çocuk Sesi, Afacan, Yavrutürk vs. dergilerinde çoğu yabancı kaynaklı çizgi romanlarla başladı. Sonra lise yıllarında amatör bir zevkle ilk çizgi roman denemesini defter sayfasına hazırladığı Akın adlı gazetesiyle gerçekleştirdi. Profesyonel çizerliğe geçişi İstanbul’a cebinde annesinden aldığı az miktarda parayla gelişiyle başladı. Memleketi Bafra’dan İstanbul’a en ucuz tarifeli yolculuğu yapan ve geminin açık alanında koyun sürüsüyle birlikte yolculuk yaparak gelen Bedri Koraman’ın başlangıçta amacı Akademi’de okuyup iyi bir ressam olmaktı. Yıl 1946’ıydı ve ülkemizde yağlı boya resim para eden, yapanı geçindirebilecek bir sanat değildi. Bu nedenle Akademi öğretmenleri fakir bir genç olan Bedri Koraman’ı bu okulda okumaktan vaz geçirmek için epey dil dökmüşlerdi. Ancak Koraman kararından dönmemiş ve girdiği sınavları başarı ile geçerek okula girmeyi başarmıştı. Cebinde bulunan az miktarda para ile Sirkeci’de ucuz bir otele yerleşen Koraman çizerliğine güvenerek Cağaloğlu yokuşunun yolunu tuttu. O dönemin en büyük dergi yayıncısı Türkiye Yayınevinin kapısını çaldı. Yayınevinin bol çizgi romanlı dergisi 1001 Roman’ın iyi bir okuru olan Bedri Koraman sevdiği bu dergide çizer olarak çalışmak istediğini belirtti. Bu isteği kabul görmedi ama yayınevinin bir başka dergisi olan ve başında ünlü yazar Kemalettin Tuğcunun 1902 – 1996 İstanbul bulunduğu EV – İŞ dergisinde işe başladı. Dergide yayımlanan ilk işi Kemalettin Tuğcu’nun yazdığı bir öyküyü resimlemek oldu. Geçen günlerle birlikte İstanbul’u tanımaya başlayan genç Akademi öğrencisi Bedri Koraman, başka yayıncılardan da çizim işleri alınca ekonomik durumu iyice düzeldi. Bu yayıncılardan başlıcaları Hamid Şendur ve Türkiye’nin ilk çizgi roman dergileri yayıncılarından Mustafa Kızıltan 1912 – 1980 İstanbul, Mehmet Faruk Gürtunca 1904 – 1982 oldu. Sonraki yıllarda çizer olarak ününü “karikatürist” olarak yapan Koraman’ın Türk basınında ilk karikatürü Ramiz Gökçenin 1899 – 1952 İstanbul mizah dergisi Şakada 1946 yayınlandı. Bu dergiyi çıkartan ünlü çizer Ramiz Gökçe çizdiği güzel kadın karikatürleri ile anılıyordu. Sonraki yıllarda çizeceği güzel kadın karikatürleri ile ünlenecek olan Bedri Koraman da bu önemli özelliği ile Şaka dergisinde çizerliğe adeta Ramiz Gökçe’nin halefi olarak başlamış oluyordu. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Bedri Koraman gazete çizerliğine Asım Usun 1884 Manisa – İstanbul Vakit Gazetesinde 1946 başladı. Vakit Yurdu adlı matbaası da olan gazetede tanıştığı muhasebe Müdürü Hamid Şendur’un gazetenin matbaasında basılan çocuk dergileri işine girmesi ile, onun yayınlarının baş çizeri oldu. Bedri Koraman çizgi romanlı çocuk dergilerinde çalışarak çizerliğini ilerletti. Bu dergilere kısa serili çizgi romanlar çizdi. Hikaye, roman tefrikası resimlemeleri, kapak resimleri yaptı. Uzun soluklu ilk çizgi romanları Tahsin Demirayın 1903 – 1971 1948’de yayını başlayan büyük okurlara yönelik çizgi roman dergisi Binbir Romanda yayınlandı. Ancak bunlar Koraman’ın özgün çalışması değil, renkli baskılı İtalyan çizgi romanlarının kopyalarıydı. Aynı yayınevinin çocuk dergisi Çocuk Haftasına karikatür desenli, kısa öykülü ilk özgün çizgi romanlarını çizdi. Yazı resimlemeleri yaptı. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Reel çizgilerle ilk özgün çizgi romanı Cem Kurt adlı polisiye eseri Vatan Gazetesi’nde yayınlandı. Gazeteden çizgi romanının yayın ücretini alamayınca eseri kısa ömürlü oldu. Bu olay Koraman’ı gazetede çalışmaktan soğuttu. Piyasada serbest çizerlik yapmak ona daha çok kazanç getiriyordu. Bu arada çocuk dergileri yayıncısı Hamit Şendur’la ortak, renkli ofset baskılı Türkiye’nin ilk erotik mizah dergisi Deveyi çıkarttı. Koraman yoğun bir şekilde basın sektöründe çalışmaya başlayınca Akademi’de okuyup ressam olma hayallerini vazgeçti. Akademi’de okumayı yarıda bıraktı. Para kazancının artışıyla birlikte otelden eve taşındı. 1954 yılında, Ali Naci Karacan1896 İstanbul – İstanbul, kurucusu ve sahibi olduğu Milliyet Gazetesinin yönetimini oğlu Ercüment Karacana 1921 İstanbul – 1989 İstanbul devretmişti. Gazetede yenilik yapmayı amaçlayan genç Karacan işe gazetesinin başına askerliğini Kore’de yapıp gelen Abdi İpekçiyi 1929 İstanbul – 1979 İstanbul getirerek başladı. Gazetenin başına geçen İpekçi çizer olarak Turhan Selçuk ve Bedri Koraman’la anlaştı. Turhan Selçuk iyi bir karikatüristti. Bedri Koraman ise karikatür yanında iyi bir resim deseni olan çizerdi. Ayrıca başlık yapımı gibi kaligrafi yeteneği de vardı. Ancak Abdi İpekçi’nin Koraman’ı gazetede çalışmaya ikna etmesi kolay olmadı. Dünya Gazetesi’nde çalışmasının karşılığını alamadığından ve gazete kazancının serbest piyasada çalışmaktan az olacağını düşünen Koraman seçim yapmakta zorlandı. Gazete çizerliği konusunda onu ikna etmek ev arkadaşı Ali Ulvi Ersoy’a düştü. Arkadaşı, Bedri’nin gazete karikatüristi olmasının paradan daha önemli olduğunu; bunun O’na itibar kazandıracağını söylemesi sayesinde ikna oldu. Gazetede çalışmayı işini bitirdikten sonra piyasaya çalışmasının serbest olması şartıyla kabul etti. Böylece Milliyet’te belirli saatlerde çalıştı ve arta kalan saatlerde piyasaya çizim işleri yaptı. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Bedri Koraman, Cici Can’ın doğuş öyküsünü şöyle anlatıyor ” – O sıralarda -1955 yılı sonlarında- Vatan Gazetesi’nde Al Capp takma adını kullanan Amerikalı ABD ünlü çizgi romancı Alfred Gerald Caplin’in orijinal adı L’IL ABNER olan; Türkiye’de Vatan Gazetesi’nin koyduğu isimle HOŞ MEMO adıyla tanınan çizgi roman dizisi yayınlanıyordu. Ali Gevgili’nin Türkçe’ye çevirdiği Hoş Memo, Amerikan Toplumu’nu hicveden, günlük olaylara da değinen ve yayınlandığı her ülkede ses getiren bir eserdi. Vatan’da 1951 yılından itibaren yayını yapılıyordu ve okur tarafından bir hayli ilgi görüyordu. Abdi İpekçi, o günlerde aklını Hoş Memo’ya takmıştı. Bu eseri hakkını alarak Milliyet’te yayınlamak istiyordu. Ancak bir türlü alamıyordu. İşte o sırada aklına ben geliyorum. “Bedri sen bunun alasını yaparsın; üstelik o Amerikan toplumuyla ilgili, Türkiye’ye yabancı. Sen Türk Toplumu’nu anlatacaksın,” dedi. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Olur mu olmaz mı tartışmaları derken öykü ve tipler kafamızda şekillendi. Bismillah’ diyerek işe başladık. O dönem hemen hemen hiç bir şey yapmadan, yalnız Cici Can yazıp çizmeye odaklandım. Bu emeğimin karşılığını da okurlarımın ilgi ve alakası ile gördüm. Abdi Bey’in gazetede yaptığı okur anketi sonucunda Cici Can en beğenilen çizgi roman dizisi seçildi. Serüvenler içerisinde Dünyanın En Çirkin Suratı Çizimi yarışmasını, Cici Can’ın balon yazarlığını da bir süre yapmış olan Oğuz Aral kazandı. Olur mu olmaz mı tartışmaları derken öykü ve tipler kafamızda şekillendi. Bismillah’ diyerek işe başladık. O dönem hemen hemen hiç bir şey yapmadan, yalnız Cici Can yazıp çizmeye odaklandım. Bu emeğimin karşılığını da okurlarımın ilgi ve alakası ile gördüm. Abdi Bey’in gazetede yaptığı okur anketi sonucunda Cici Can en beğenilen çizgi roman dizisi seçildi. Serüvenler içerisinde Dünyanın En Çirkin Suratı Çizimi yarışmasını, Cici Can’ın balon yazarlığını da bir süre yapmış olan Oğuz Aral kazandı. Cici Can’ın da Bülent Oranla birlikte hazırladıkları Afrodit adlı resimli romanın yayınının da 18’inde başlayacağı duyuruluyordu. Bunlarla birlikte Boncuk, Tombik, Zehir hafiye, Avcı Jed Foran adlı yabancı kaynaklı çizgi roman dizileri de Milliyet’te yer alacaktı. Böylece Milliyet çizgi roman severler için bir numaralı gazete oluyordu. O yıllarda çizgi roman yayınları gazete satışlarını etkileyen önemli bir özellikti. Gazetede daha önce yayınlanmakta olan çizgi roman dizileri ile birlikte Milliyet’te 18 Aralık’ta 12 çizgi roman strip bantı birden yayınlanmaya başladı. Bu sayı, bugün de Milliyet Gazetesi’nin en çok sayıda çizgi romanı en uzun süre bir arada yayınlama rekorudur Türk Basını’nda. Abdi İpekçi yıllar sonra,1963 yılında, Al Capp’ın ünlü çizgi romanı Hoş Memo’yu / L’il Abner alıp yerli adaptesi Cici Can’la birlikte yayınladı. SİNEMADA CİCİ CAN Bedri Koraman’ın ünlü ve sevilen çizgi roman dizisi Cici Can’ın okurlardan gördüğü büyük ilgi,oyuncu ve yapımcı Göksel Arsoyun dikkatini çekince, eserin sinemaya adaptesi gündeme geldi. Göksel Arsoy’un esere talip olması, sinemanın diğer oyuncularının ilgisinin de Cici Can üzerine çekti. Ayhan Işık, Orhan Günşiray, Eşref Kolçak, Efgan Efekan gibi o yılların ünlü jönleri Cici Can rolüne talip oldular. Bedri Koraman eserindeki tiplemeye en yakın aktör olan Göksel Arsoy’u uygun bulup filmi çekme hakkını Göksel Film adına ona verdi. Cici Can rolünde oynayacak aktör belirlendikten sonra dizinin baş kadın oyuncusu seçimi gazete açılan bir yarışma ile belirlendi. Yarışmaya katılanlar arasında sonraki yılların ünlü as solisti Emel Sayın da vardı. Ancak yarışmayı Huri Zuhal adlı bir yarışmacı kazandı ve bu oyuncu tek film sonrası oyunculuğu bıraktı. Filmin baş rolü ile birlikte yapımcılığını da üstlenen Göksel Arsoy,kendi romantik tarzı dışında,fantastik temadaki Cici Can filminin çekimi için hiç bir fedakarlıktan kaçınmadı. Filmin Öbür Dünya, Cennet sahnelerini, İtalya’da stüdyoda çekti. Animasyonla reel filmin birlikte olduğu çekimlerin animasyonlarını, rahmetle andığımız çizgi filmci karikatürist Yalçın Çetin 1934 – 1977 yaptı. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Senaryosunu Cici Can çizgi roman maceralarından yararlanarak, Safa Önalın yazdığı filmin yönetmenliğini Ertem Göreç, kameramanlığını Çetin Gürtop yaptı. Afişini Kemal Borteçin hazırladı. Filmde Öztürk Serengil Azrail, Ahmet Tarık Tekçe, Senih Orkan, Suna Pekuysal, Ali Şen, Suzan Avcı, Hüseyin Baradan, Sami Hazinses, Sadettin Erbil, Tuncer Necmioğlu, Altan Erbulak, Zuhal Tan rol aldı. O yıllarda Göksel Arsoy, romantik filmleriyle seyircilerini sinemaya çekiyordu. Bu nedenle Cici Can gibi Arsoy’un seyircisinin alışkın olmadığı tarzda fantastik temalı filmde oynaması, sinemaya gelenlerin çoğunu şaşırttı. Cici Can’ı gazeteden okuyup tanıyanlar için ise film güzel bir çizgi roman adaptesiydi. Filmde Bedri Koraman’ı canlandırmak, aynı gazetede çizerlik yapan Altan Erbulaka kısmet oldu. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Bedri Koraman, Göksel Arsoy’un büyük emek ve masrafla çektiği filmi beğenmeyince gazetedeki günlük Cici Can strip bantını bitirme kararı aldı. Bunun önüne onunla aynı fikri taşımayan gazetenin yöneticisi Abdi İpekçi engel oldu. Film 1963 yılında vizyona girdi. Bedri Koraman, Cici Can çizgi romanında son noktayı 1965 yılında koydu. Ancak yıllar sonra, bir söyleşisinde kendisiyle özdeşleşip ayrılmaz bir parçası haline gelmiş sevilen dizisini bitirmekten pişman olduğunu dile getirdi. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] CİCİ CAN İLK KEZ ALBÜM OLDU Cici Can albümünün hazırlanışı yıllar önce oldu. Ancak basımı çeşitli nedenlerden dolayı bugüne kadar bir türlü gerçekleşmedi. Oysa çağdaş Batılı ülkelerde gazete çizgi romanlarının ilk yıldan başlayarak sıralı albümlerinin yapılması ve bu albümlerin değerli madenler gibi eskidikçe değer kazanması önemli bir olaydır. Yılların özlemi 1001 Roman Yayınları kurucusu ve sahibi Fuat Aktürenin girişimiyle Çizgi Roman Derneği’nin ilk yayını olarak 15 Kasım 2011 Salı günü basılmış olmasıyla gerçekleşti. Dileğimiz albümün ilgi görüp devamının basılması. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ALINTIDIR, [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Saygılarımla.
Ad Soyad Bedri Koraman Nereli Bafra, Samsun Meslekler Karikatürist Bedri Koraman kimdir, Bedri Koraman, 1928 yılında Samsun, Bafra’da doğmuştur. 1945 yılında 17 yaşındayken İstanbula geldi ve bir süre İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde Cemal Tollu atölyesinde eğitim gördü. Daha geldiği ilk yılda illüstrasyon ressamı ve karikatürcü olarak Babıalide çalışmaya başladı. Yoğun bir şekilde basın sektöründe çalışmaya başlayınca Akademi’de okuyup ressam olma hayallerini vazgeçti. Akademi’de okumayı yarıda bıraktı. O dönemin en büyük dergi yayıncısı Türkiye Yayınevinin kapısını çaldı. Yayınevinin bol çizgi romanlı dergisi 1001 Romanın iyi bir okuru olan Bedri Koraman sevdiği bu dergide çizer olarak çalışmak istediğini belirtti. Bu isteği kabul görmedi ama yayınevinin bir başka dergisi olan ve başında ünlü yazar Kemalettin Tuğcunun bulunduğu EV – İŞ dergisinde işe başladı. Dergide yayımlanan ilk işi Kemalettin Tuğcunun yazdığı bir öyküyü resimlemek oldu. Bedri Koraman’ın ilk karikatürü mizah dergisi Şakada 1946 yılında yayınlandı. Gazete çizerliğine Asım Usun Vakit Gazetesinde 1946 yılında başladı. Bu gazetenin çıkarmış olduğu çocuk dergilerinde çalışarak çizerliğini ilerletti. Bu dergilere kısa serili çizgi romanlar çizdi. Hikaye, roman tefrikası resimlemeleri, kapak resimleri yaptı. 1947 yılında Çocuk Âlemi dergisinde karikatür çizmeye başladı. Daha sonraları da 41 Buçuk, Tef, Taş, Karikatür gibi mizah dergilerinde de karikatür çizdi. Uzun soluklu ilk çizgi romanları Tahsin Demirayın 1948 yılında yayını başlayan büyük okurlara yönelik çizgi roman dergisi Binbir Romanda yayınlandı. Aynı yayınevinin çocuk dergisi Çocuk Haftasına karikatür desenli, kısa öykülü ilk özgün çizgi romanlarını çizdi. Yazı resimlemeleri yaptı. İlk özgün çizgi romanı Cem Kurt adlı polisiye eseri Vatan Gazetesi’nde yayınlandı. Gazeteden çizgi romanının yayın ücretini alamayınca eseri kısa ömürlü oldu. Bu olay Koraman’ı gazetede çalışmaktan soğuttu. Serbest çalışmaya başladı. Ressam Firuz Aşkının yanında film afişi ressamlığı işine de girdi. Birçok filmin afişini hazırladı. Çeşitli yayınevlerine kitap kapakları hazırladı. Kare Reklam adlı bir reklam ajansını çizer arkadaşları ile birlikte kurarak bir süre sinemalarda gösterilen reklam çizgi filmleri yaptı. Bu reklam ajansını kurarken amacı Walt Disney gibi ekip kurarak uzun metrajlı çizgi filmler yapmaktı. Ancak bu güzel düşüncesini gerçekleştiremedi. 1951 yılında Türkiye’nin ilk erotik mizah dergisi Deve, daha sonra Gölge adlı mizah dergilerini çıkardı. 1954 yılından itibaren de Milliyet Gazetesinde karikatürleri yayınlanmaya başladı. 1960’lı yıllarda çizdiği “Cici Can” adlı çizgi romanı geniş ilgi topladı. Bedri Koraman’ın yazmış olduğu bu “Cici Can” adlı çizgi romanı 1963 yılında Cicican adıyla sinemaya da aktarılarak; senarist Safa Önal tarafından uyarlandı, yönetmenliğini Ertem Göreç yaptı ve başrolünde ise Göksel Arsoy oynadı. Diğer rollerde ise Öztürk Serengil, Huri Zuhal, Suna Pekuysal, Ahmet Tarık Tekçe, Hüseyin Baradan, Sami Hazinses, Sadettin Erbil, Suzan Avcı, Ali Şen oyuncu, Altan Erbulak gibi oyuncular vardı. 1970 yılından sonra ise Milliyet gazetesinde Abdi İpekçinin isteğiyle baş sayfada olmak üzere o günün en önemli haberini karikatürize etti. Bedri Koraman, Milliyet’e çizerken Halit Kıvançın senaryosunu yazdığı kısa bir dizi olan Tekir Hafiyeyi çizdi. Bedri Koraman, 18 Kasım 1978 tarihinde bir silahlı saldırıya uğradı ancak yara almadan kurtuldu. 1982 yılında Güneş gazetesine geçtiyse de 1985 yılında Milliyet’e döndü. Günlük karikatürleri dışında gazetenin hafta sonu ekleri için özel karikatür-öykü sayfaları hazırladı. Yıllarca çalıştığı Milliyet gazetesinden ayrıldıktan sonra, Sabah gazetesinin Pazar ekinde, “Çizgi Dünyası” başlığı altında tam sayfa karikatürler çizdi. Türkiye Spor Yazarları Derneği’nin Spor karikatürleri Yarışması’nda birincilik ve ikincilik ödülleri aldı. Siyasi karikatürlerinin bir kısmını içeren Siyaset Arenası adlı bir kitabı olan Bedri Koraman, İtalya Marostica, Yugoslavya Üsküp’te ve Saraybosna’da özel ödüller kazandı. Karikatürcüler Derneği Genel Başkanlığı yaptı. Merkezi Brezilyada bulunan Internacional dos Jornalistas adlı basın kuruluşuna 1986 yılında onur üyesi seçildi. Bedri Koraman, evli olduğu eşi Nil Koraman ve oğlu Bedri Koraman ile 1984 yılından beri Muğlanın Bodrum İlçesi’nde ikamet etmektedir. 2012 yılında yaşadığı Bodrum’da Karikatürlerini sergiledi.
bedri koraman ünlü çizgi romanı